Kendi iç karanlığını, kırgınlığını, korkusunu tanımayan biri ışık hakkında konuşsa da karanlık yayabilir.

Küçüklüğümden beri derslerle, okul sistemiyle garip bir mesafem vardı.

Hiçbir zaman “okumayayım” demedim ama hep içimden şu geçerdi:

“Okuyacağım da sonra ne olacak?”

O zamanlar kimse anlamazdı; öğretmenler tembellik sanırdı, ben bile kendi içimde suçluluk duyardım.

🌱 Bilgiye değil, anlamın kendisine açtım

Demek ben aslında o zamanlardan beri etiketlere direniyormuşum.

Ben hep şunu hissettim: öğrenmek başka, ezberlemek başka.

Benden istenen hep ikinciydi.

Yıllar sonra Tsavvuf Yüksek Lisansına başladım ama diplomamı bile almadan bıraktım. Maneviyatın bile bu kadar akademikleşmesi beni sıktı.

O zaman kendime kızmıştım; “neden yarım bırakıyorum?” diye.

Şimdi görüyorum ki aslında o bırakışlar bir şeyden kaçış değilmiş —

yüzeysel olandan öz olana geçişmiş.

🌿 Ama Tasavvufla birlikte başka bir kapı açıldı

O süreç bana şunu öğretti:

Gerçek bilgi dışarıda değil, içeride saklı.

Kendini tanımadan hiçbir bilgi insanı olgunlaştırmıyordu ve ben sadece kitap değil, insanları ve hayatı da okumalıydım.

Çünkü; kendi iç karanlığını, kırgınlığını, korkusunu tanımayan biri ışık hakkında konuşsa da karanlık yayabiliyor.

Ben önce kendi içimin karatahtasını sildim.

💫 Etiketin hükmü bitiyor

Şimdi görüyorum ki, bu sadece benim hikâyem değil.

Dünya da artık aynı yoldan geçiyor.

Etiket çağı bitiyor.

Diplomalar, ünvanlar, “ben şuyum buyum” demeler giderek anlamını yitiriyor.

Artık kim olduğun değil, nasıl bir bilinçle yaşadığın konuşuluyor. Gelecekte bunu daha net göreceğiz.

Artık gelecekte değerli olan bilgi değil, farkındalık olacak.

Bir kişi kendini ne kadar tanıyorsa, yaptığı her şey de o kadar insanî olacak.

🔮 Geleceğin öğretmenleri

Yapay zekânın gelecekte öğretmenlerin yerini alacağı konuşuluyor.

Bence geleceğin öğretmeni artık sadece ders anlatan değil,

kendini bilen insan olacak.

Kendini tanımayan bir öğretmen öğrencisini anlayamaz çünkü.

Yapay zekâ bilgiyi aktaracak ama “insanı” öğretecek olan yine insan olacak.

Belki de yeni çağda öğretmen, bir meslek değil bir bilinç hâli olacak.

Benim yıllar önce hissettiğim o fikir — öğretmenlerin farkındalıkla eğitilmesi — işte bu yüzden bence hâlâ çok kıymetli.

Bir gün o okullara gideceğim, ama artık “kim olduğum” için değil;

kendimi hatırladığım için.

🌺 Epilog — Bir çağrı

Bu yazı benim için bir hatırlama, ama aynı zamanda bir başlangıç.

Yıllar önce içimde kıvılcım gibi yanan “öğretmen farkındalığı” fikri,

bugün artık bir hayal değil, bir yön haline geldi.

Şimdi biliyorum:

Her öğretmen kendi içinin öğrencisi olduğunda,

her çocuk da kendi potansiyelini bulacak.

Ben artık o çocukluk sesini susturmuyorum.

Tam tersine — onunla konuşuyorum, yazıyorum, paylaşıyorum.

Belki bir gün, bir sınıfta, bir okulda bu sözleri yüz yüze söyleyeceğim.

Ama o gün geldiğinde artık unvanla değil, hakikatle konuşuyor olacağım.

Çünkü geleceğin en değerli dersi, insanın kendini tanıması olacak.

Yorum bırakın